It is so hard to make a certain decision about how to tell a story when there are a million ways to tell it. 

She will most likely never understand…

3 years ago, when I first returned to Istanbul from studying in US, I remember discussing with my parents about why I wanted to build my life at the other side of the ocean. Main issue was the fact that i was quite concerned about the freedom of my future-self as a woman in Turkey and my future children’s environment  that they would have to live in. 

I remember telling my father, “If one day, when i will go to pick up my daughter from middle school, I would cry, if I see an 11 year old girl in a headscarf, getting education side by side with my modern educated children.” 

I would cry - and unfortunately it seems like I will cry - not because I wouldn’t like my children to be friends with more conservative family’s children but because knowing that a child, at that young age, getting covered by the will of their family - or through the influence of the family - will never come to understand what it means to be “free” or an independent individual - an equal right owner as the men.

She will most likely never understand that she didn’t choose to cover her head through her will, but through the obvious -or hidden- oppression from the public. 

She will most likely never understand that some choices she made in life, and some heavy thoughts she has, doesn’t belong to her own but the careful implementations of others. 

She will most likely never understand that the God lives in the uplifting, happy and peaceful moments, not in the prayers, nor he cares about religions. 

She will most likely never understand that our bodies are sacred - even more sacred than men because we can give birth to living being - but not something to be hidden from men.

She will most likely get jealous of the freedom of the modern women, but never came to accept it. 

She will most likely accept her fate and will not take action. She will grow into a woman with a headscarf. 

And that “not-taking-action” part will most likely reflect some part of her life as anger. 

She will take action to defend her beliefs, yet she will be angry at the ones that don’t understand her arguments or empathise with her. Or she will simply be sad, if she can realise these things from an early age. 

Then she will become silent, unquestioning. She will continue her life as normal, until she realises that she doesn’t believe in most of her beliefs anymore. Yet that headscarf, wrapped around her head, when she was 11, created an invisible iron chain around her neck that is connected to her “society”. 

Couple of years ago, they changed the law for the dress code for teachers, giving them opportunity to perform with their headscarfs on. Today, in Turkey, they changed the law for the dress code in middle and high school students. From now on, if an 11 year old girl decides to cover her head in public middle school, she can do it with no hesitation. 

While taking her covered teacher as an example, and 11 year old girl can come to school in headscarf with confidence. She will then study Turkish history, where she learns the dress-code revolution for women and the right to vote Ataturk gave women during 1920’s (Turkey is one of the leading countries in Europe to give women the right to vote), when founding the REPUBLIC of Turkey - (government trying to erase the word republic from the official documents as well). 

Back to me crying in front of two young ladies, I can’t help but think, “Maybe I am exaggerating the story a bit…” 

But my instincts says the opposite. - I knew about today from 3 years ago, that means the rest of my nightmarish dreams most probably happen even sooner than I expected - 

On the other hand, Polyanna inside me wants to believe that if the covered 11 year old girl and my daughter can share the same classroom, there will be a chance that the girl might get western influence from the modern kids. Maybe she can learn to be rebellious and won’t get stuck with the invisible chain. She might learn to question the beliefs before getting into the trap of conservative culture. 

Yet we all know that it is not how the story ended in iran, as they also alter the context of the education system.

That leaves me with one last question: Will I be regretting for not building a life across the ocean, starting from now on? 

We grow forests within our inner selves 🌳🍃🌝 #savasana #savasanadiaries #cihangiryoga #illustration #doodle #sketch #yoga  (at Cihangir Yoga İstinye)

We grow forests within our inner selves 🌳🍃🌝 #savasana #savasanadiaries #cihangiryoga #illustration #doodle #sketch #yoga (at Cihangir Yoga İstinye)

My new @rumisuworld baby from Souq Karakoy bazaar! I am in love ❤️ 🙏

My new @rumisuworld baby from Souq Karakoy bazaar! I am in love ❤️ 🙏

Saadet zamanı: avluya doğru oturmuşuz, sen ve ben
endamımız çift, sûretimiz çift, rûhumuz tek, sen ve ben
bulandıran palavralardan âzâde, gamsız bir keyif, sen ve ben
sen ve ben, ne sen varsın ne de ben, bir olmuşuz aşk elinden

- Mevlana

——

Yogadan bununla basliyoruz bazen. Ne kadar guzel bir sarki, ne kadar guzel sozler! 

I’ve been told that this is a bit obsessive compulsive but it might be my next free time passer! Creating patterns out of fun - from top to bottom: mosque, cat, lighthouse, crazy hair lady, ostrich, happy face, sleepy face, rain, umbrellas and sheep 😂 #illustration #doodle #pattern #sketch

I’ve been told that this is a bit obsessive compulsive but it might be my next free time passer! Creating patterns out of fun - from top to bottom: mosque, cat, lighthouse, crazy hair lady, ostrich, happy face, sleepy face, rain, umbrellas and sheep 😂 #illustration #doodle #pattern #sketch

Studio unleashed! I can do some watercolor now! (Sort of…) #artiststudio 🙈 #illustration #latenightwork #commercials #animaistanbul

Studio unleashed! I can do some watercolor now! (Sort of…) #artiststudio 🙈 #illustration #latenightwork #commercials #animaistanbul

Nunulanka - Son söz

Mayıs ayının başında, New York’taki beş senelik göçebe hayatımı bırakıp İstanbul’a taşındım(sene 2010). Hayallerimi sonuna kadar gerçekleştirememiş olmaktan dolayı kendimi başarısız hissediyordum. Bu şehirde de kararsızlığım sürmeye devam ediyordu. Kendime yeni bir yol çizmeye çalışğım sıralarda gittiğim bir ev partisinde tesadüfen bir kızla hayatta seçtiğimiz yollar üzerine sohbet etmeye başladık.

“Beş seneden sonra neden İstanbul’a dönmeye karar verdin?” diye sordu kız.
“Çünkü hayatta tam olarak ne yapmak istedi
ğim konusunda karar veremiyorum. Aslında yazar/ yönetmen olmak istiyorum ama nereden/ nasıl başlanılır bilmiyorum” dedim buruk bir tonla.
“Bana anlattıklarına bakılırsa nereden ba
şlaman gerektiğini gayet iyi biliyorsun!” dedi kız muzip bir gülümsemeyle ve ekledi, “Ne istediğini bilmek, başarmanın yarısıdır. İstediğini elde etmek için harekete geçmekse diğer yarısı. Hem bunu daha demin bana sen söyledin!”

Kız haklıydı. Biraz önce ona New York’ta yaşadıklarımı anlatmamın sebebi aslında onun da birkaç sene önce yurtdışına okumaya gitmek isteyip, kendisinde bunu yapacak cesareti bulamadığını söylemesiydi.
“Ben kendimde ailemden ve arkada
ş çevremden tamamen kopacak cesareti bulamadım. Kimseyi tanımadığım bir şehre uzun süreli gitme fikri beni korkutuyordu” demişti.

“Aslında korkacak hiçbir şey yok. Dünyada her gün bu yola çıkan milyonlarca insan var. Keşke bu rakam daha da büyüyebilse, o zaman dünyada barış isteyen, başkalarının haklarına ve farklı yaşam tarzlarına saygı duymayı bilen, birbirine kin tutmayan, toplum için çalışmanın bireysel hayatı da geliştirdiğinin farkına varan, huzurlu ve mutlu insanların sayısı da artar” diye cevaplamıştım. “Evet, belki de dünya haberlerde anlatıldığı kadar korkunç değildir. Çok isteseydim belki ben de giderdim” demişti.

“Hem de hiç değil. Sen dünyaya kucak acarsan, o da seni kucaklayacaktır. Ne istediğini bilmek, başarmanın yarısıdır. İstediğini elde etmek için harekete geçmekse diğer yarısı. Belki de sen aslında kalmak istedin, gitmek isteyenler çoktan bavullarını hazırlamış, onları bekleyen yola çıkmışlardı bile.”

O an kıza gülümsedim. Zaman içerisinde yavaş yavaş unuttuğum bir gücün yeniden farkına varmamı sağlamıştı. İkimizin de gözlerinden bir pırıltı geçtiğini hissettim bir an. Gözlerinde kendi yansımamı görür gibi oldum. İkimizde hayatta verdiğimiz seçimlerden mutluyduk. Önemli olan da buydu zaten. Sonra salonun içinden birinin bana seslendiğini duyar gibi oldum. Başımı çevirdiğimde Nilüfer odanın bir ucundan bana el sallıyordu. Nilüfer’e el salladıktan sonra kıza teşekkür etmek için arkamı döndüğümde kendimi camın önünde tek başıma gülümserken buldum.

++

Her başlangıcın bir bitişi vardır, Her bitiş, bir başlangıçtır…

“Gelirsen bir daha gidemezsin!” dedi bazıları, “İstanbul yapışır insanın yakasına,

Bırakmaz seni!” dedi diğerleri…
Bilmezler ki içimdeki kız bir karar verdi,
“Yedi dünyayı sı
ğdıralım bir hayata,
Bütün ya
şanmış hayatlardan bir parça tadalım,
Latin Amerika,
Orta Do
ğu ve Avrupa’yı avcumuza alıp,
İnsanlığa yararlı işler yapalım!” diye fısıldadı kulağıma Bilmezler ki,
Ne zaman içimdeki kız kendini bir
şehre hapseder,
O zaman kalbindeki hayallerini de kaybeder,
Yaratmak onun için yolda ba
şlar, yolda biter,
Hiç durmaz, hep büyür kız,

Hep şehir şehir – hikaye hikaye – gezmek ister.

Falcı kadının da dediği gibi İstanbul bana yol göstermişti. Hayatımda yeni bir hikayenin başlamakta olduğunu hissediyordum! 

Sometimes I feel like there’s an ocean inside of me 🐋🐚🐙 #savasanadiaries #savasana #yoga #cihangiryoga #illustration #doodle #sketch  (at Cihangir Yoga İstinye)

Sometimes I feel like there’s an ocean inside of me 🐋🐚🐙 #savasanadiaries #savasana #yoga #cihangiryoga #illustration #doodle #sketch (at Cihangir Yoga İstinye)

Learning my way into watercolor and gouache :) #illustration #tree #tooblue

Learning my way into watercolor and gouache :) #illustration #tree #tooblue